Yüzü yere gelerek.
#Dil Bilgisi
9191 yazı bulundu
Dal, budak kırpıntısı.
Beklenmedik, kötü, hoşa gitmeyen bir haber veya olay karşısında duyulan acınmayı anlatır.
Garanti, güvence.
Pıhtı durumuna gelmek.
Tutuk evi, hapishane, karakol.
El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı olaylar yapmayı meslek edinen kimse.
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşme birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar.
Tül.
Raksı meslek edinmiş kadın.
Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları ve ateşle beliren, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.
Resim yapmakta kullanılan renkli boya kalemi.
Kanun yoluyla hürriyeti kısıtlayarak bir yere kapatmak, tevkif etmek.
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş.
Bağlamak işi.
Küçük, özel bölme.
Aralarında bölüşmek, pay etmek, üleşmek.
Mesleğini veya sanatını yapan bir kimsenin yanında, o kimsenin mesleğiyle ilgili bir iş için harcanan süre.
Türlü içkiler karıştırılarak yapılan içki.
Üzgün, üzüntülü.