Oya koymak veya oya sunmak.
#Dil Bilgisi
9191 yazı bulundu
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak.
Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı duruma verilen ad.
(önce belli veya görünür olmayan bir şey için) Ortaya çıkmak, tezahür etmek.
Tesettür içinde olan, örtünen.
Kendiliğinden yetişmiş çim.
Kedinin çıkardığı ses, kedi sesi.
Ökçe yüksekliği az olan.
Romanya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
Göğün görünen yüzeyi, sema.
Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalâde.
Kana susamış, kan dökücü.
Taşınmaz bir malı sahibinden satın alarak kamuya mal etmek, kamu yararına almak, istimlâk etmek.
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde, temizlik ve getir, götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem.
Çok uzun.
Ellemek, karıştırarak bakmak.
Una bulamak.
Bir caminin çevresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastahane gibi çeşitli yapıların büt...
Kıymak işi.
Sonsuzluğa değin, sürgit.