Bir şeyi öbürüne göre daha iyi, üstün veya önemli sayma, yeğ tutma, yeğleme.
#Dil Bilgisi
9191 yazı bulundu
Eskrim, boks gibi oyunlarda korunma için alınan durum.
Erenler, ermişler, veliler.
Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oymak.
Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melâl.
Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek.
Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri.
Kir, leke.
Gülgillerden, yurdumuzun her yerinde yetişen ağaç (Amygdalus communis).
Gücü, yeteneği olmayan, beceriksiz, yetersiz.
Özümlemek.
Her zaman görülen, olağan.
Kıvanç duyarak, kıvançla.
Özellikle üzüm suyunda bulunan karbon, hidrojen ve oksijenden oluşan şeker, üzüm şekeri (CH2-OH-(CHOH)4-CHO).
İş görmede becerikli, uzluk, beceri, ustalık.
Üzerine basınca çöken çamurlaşmış toprak.
Yama ile onarmak, yama vurmak.
Ateşli silâhla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı, katı madde.
Sonat biçiminde orkestra eseri.
Eksik bir organın yerini tutmak, bir organın sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapma organ veya parça.