Bir yudum miktarında.
#Dil Bilgisi
9191 yazı bulundu
Yemek işi yapılmak veya yemek işine konu olmak.
Üste verilen şey.
Banka, büro vb. kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar.
Resim, heykel veya buna benzer şeyler yapılırken baka baka benzetilmeğe çalışılan nesne, örnek.
Ortaya çıkarma, meydana çıkarma, açma.
Alışılmış olandan ayrı, olağanüstü, beklenmedik, görülmedik, işitilmedik.
Bir işle uğraşan, iş görmekte olan.
Yılın 30 gün süren altıncı ayı.
Ucu top biçiminde eski bir silâh.
İnce çelikten yapılmış, iki yanı keskin tıraş bıçağı.
Dudak sesleriyle başlayan kelimelerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez tekrarladıktan sonra arkasını getire...
Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu ve bunların yatağı.
Vurma, çarpma, delme sonucu berelenmek, ezilmek.
Genellikle bazı sporları yaparken giyilen, paçaları dizlerin yukarısında başlayan kısa pantolon.
Dikmek işi.
Oyuncak yapan veya satan kimse.
Eğri duruma gelmek, iğrilmek.
Santimetrenin onda biri.
(bir şeyi )İçine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü.