Kadercilik, kendini Allah'a, dine vereceksin. Camiye gidip, teslim oluyorsun. Orada sivil toplum örgütü, medya hiçbir şey yok. Kadercilik dediğimiz şey bu işte. Kadercilik, senin ruhunu teslim almaktır ve Batı'nın yatırımı bu. Bunu destekleyen ikinci şey ise, globalleşme. Globalleşme ise borsa, başka bir şey değil o coğrafyada. Arap ülkelerinin tümünde vatandaşlar günde 10 saatlerini borsada geçiriyor. Ekonomik anlamda bireyci, egoist ve inanç itibarıyla kaderci vatandaş, bundan ne hayır gelir? İkisinin toplamı Batı için uyumlu olmaktır. Uyumlu vatandaş. Bakın dikkat edin, ılımlı demiyorum, uyumlu. Dolayısıyla sen, kafa yapın itibarıyla kapitalistsin, ama ideolojik olarak kadercilik itibarıyla uyumlusun.
Kadercilikle kapitalizm arasında gidip gelen insan modeli. İçi boş, ideolojisi olmayan bir Müslüman istediği kadar anti Amerikancı olsun, bir anlamı yok.