Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça.
Dil Bilgisi
9190 yazı bulundu
Birlikte.
Yapılan bir işi doğru ve yerinde bularak kabul etmek, tasdik etmek.
(toprak, bitki vb. için) Su vermek.
(at) Ön ayaklarını yerden keserek arka ayakları üstünde durmak, şaha kalkmak.
Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, biçim.
Dış etkilerden korumak için ele giyilen kumaş, deri veya kauçuktan yapılan el giysisi.
Tanrı'ya yalvarma, yakarış.
Dökme demir, pik (I).
Hasta arabası, cankurtaran (arabası), cankurtaran.
Düzenli.
Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek.
Durum veya sonuç.
Aralarında nikâh olmadığı hâlde karı koca hayatı süren.
Ziyaret eden, ziyarete giden kimse, görüşmeci.
Doğa yasalarına uymayan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, tabiatüstü.
Açık, apaçık, çok belli.
Yufka, kadayıf yapıp satan kimse.
Elektroliz işlemiyle çözülen madde.
Sert ve parlak olması için gömlek, örtü gibi şeyleri, içinde kola eritilmiş suya batırıp ütülemek.