Islak duruma getirmek.
Dil Bilgisi
9190 yazı bulundu
Bir orantıyla ilgili olan, aralarında orantı bulunan, mütenasip.
Karşılıksız, emeksiz, parasız elde edilen.
Tanımaz, bilmez hâle gelmek, yabancı olmak.
Diriksel.
Yaşı ilerlememiş olan ihtiyar karşıtı.
Bile, hem de, üstelik, ayrıca.
Bir amaç uğruna veya gerçekleştirilmesi istenen herhangi bir şey için kendi menfaatlerinden vazgeçme, fedakârlık.
Konuksever.
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet.
Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek.
Burun boşluklarından gelen yapışkan sıvı.
Giyimine veya eşyanın temizliğine, düzenine önem vermeyen, çapaçul.
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü gibi araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar.
Gereken saygıyı göstermeyen, saygısı olmayan, hürmetsiz.
Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.
Azla yetinen, elindeki ile yetinen, kanık, kanaatli, yetingen.
Dayının oğlu, dayızade.
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık.
İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yete...