Zamanla veya çok kullanılma sonucu aşınmak, eskimek.
Dil Bilgisi
9190 yazı bulundu
Baş, kafa.
Boşalma.
Tanzimat'a kadar her türlü davalara, Tanzimat'la Medenî Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, mi...
Bir şeyin, bir kimsenin yanına gelmek.
(bir şey) Yararlı olmak, yarar sağlamak.
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, menfi, negatif.
Ticaretle ilgili, ticarete ilişkin.
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak veya sarsmak.
Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural.
Eş.
Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm, hisse.
Göreli, bağıntılı, izafî, rölatif.
Memelileri, kuşları, amfibyumları, sürüngenleri, yuvarlak ağızlıları ve balıkları içine alan hayvan bölümü (Vertebrata).
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küç...
Programa bağlamak, bir şeyin programını yapmak.
Sanayi.
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alâmet, nişan, nişane.
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye.
Bir iş veya oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit.