Kösele, meşin, kumaş gibi hafif malzemeden yapılıp büyüklüğüne göre para, evrak, yiyecek koyup taşımaya yarayan kap.
Dil Bilgisi
9190 yazı bulundu
Çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak.
Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı.
Birine, ölen bir yakınından kalan mal mülk, para veya servet, kalıt, bırakıt, tereke.
Tek bir sanatçının tek bir çalgı ile verdiği konser.
Dik, çıkması ve geçilmesi güç, yalman.
Küskünlüğünü, bir şeye sıkıldığını, keyifsizliğini anlatacak biçimde yüzünü buruşturmak, surat asmak.
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi.
içinde pasta satılan, oturularak veya ayakta pasta yenilen yer, pastacı.
Üzüm yetiştiren veya satan kimse.
Özündeki iyi nitelikleri birtakım dış etkenlerle zamanla yitirmek, bozulmak, soysuzlaşmak, dejenere olmak, tereddi etmek...
Hz. Muhammed'in genel kural değerindeki söz ve davranışları.
Bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak.
Sonraki zamanlarda.
Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek.
Yoga felsefesini uygulayan kimse.
Acımasız ve haksız davranan, kıyıcı, zulmeden.
Turunç rengi, kızıl sarı.
Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgiyi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hâdise, vak'a.
Bütün bilim, sanat dallarını tek veya bir arada belli bir yönteme göre inceleyen eser, bilgilik.